Samandağlı depremzede: Bize depremde bile üvey evlat muamelesi yapıldı; biz bunu nasıl affedeceğiz, hakkımızı nasıl helal edeceğiz?

Hatay Samandağ’da bir depremzede; “Dünya, burada deprem olduğunu dördüncü gün öğrendi. Nedir bu? Neden Antakya, neden Samandağ denilmedi. Hep diğer noktalar gösterildi. Bize depremde bile üvey evlat muamelesi yapıldı. Biz bunu nasıl affedeceğiz? Hakkımızı nasıl helal edeceğiz? Mümkün değil” dedi. 

Depremin ilk gününden itibaren yaşadıklarını anlatan Samandağlı bir depremzede şunları söyledi:

“Resmen insanlar ölsün, soğuktan donsun istendi”

“Uyanık olduğum için diğer insanların yaşadığı dehşeti yaşamadım. Deprem sabahı sahaya indik. Çizmemi, yağmurluğumu giydim; insanlara yardıma koştuk. AFAD yoktu, sabahleyin sadece ve sadece sahil güvenlik timleri vardı, başka hiç kimse yoktu, polis bile yoktu. Resmen insanlar ölsün istendi, soğuktan donsun istendi, bu kadar. Bu konuda isyandayız, bunu kabul etmiyoruz. Kendi çabalarımızla akrabalarımızı, komşularımızı kendi çabalarımızla, tırnaklarımızla çıkardık.

“Başıboşluk, keşmekeş vardı doğru dürüst yardımlar hak ettiği noktalara dağıtılmadı”

“Aslında Samandağ’da, yardımlar engellendi. Ama bizim şu özelliğimiz var. Dünyanın dört bir yanında bizim insanlarımız var. Yönetim noktalarında olsun, ticaret noktalarında olsun insanlarımızın etkinliği sayesinde bize yurtiçinden dördüncü günden sonra yardımlar gelmeye başladı. Ama bu yardımları Samandağlı insanlarımız yaptı, yaptırdı. Başıboşluk, keşmekeş vardı doğru dürüst yardımlar hak ettiği noktalara dağıtılmadı. 10 gün geçtikten sonra büyükşehirlerden gelenler depolar kurdu sonra dağıtım düzenli hale geldi.

“Biz bunu nasıl affedeceğiz?”

Dördüncü elektriğimiz geldi, internetimiz geldi dünyayla bağlantımız kopartmıştık. Ayrıca ben Türkiye’deki basına kızıyorum. Dünya, burada deprem olduğunu dördüncü gün öğrendi. Nedir bu? Neden Antakya, neden Samandağ denilmedi. Hep diğer taraflar gösterildi. Bize depremde bile üvey evlat muamelesi yapıldı. Biz bunu nasıl affedeceğiz? Hakkımızı nasıl helal edeceğiz? Mümkün değil.” (ANKA) 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir